Türkiye Medya Akademisi Dergisi https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader <p>Türkiye Medya Akademisi Dergisi (TÜMADER), Nisan ve Kasım aylarında olmak üzere yılda iki kez yayınlanan hakemli, akademik ve elektronik bir dergidir. Dergide, iletişim alanıyla ilgili Türkçe veya İngilizce olarak yazılmış araştırma makalesi, derleme, çeviri, olgu sunumu, kitap eleştirisi ve bildiri olmak üzere bilimsel ve özgün çalışmalara yer verilmektedir.</p> Türkiye Medya Akademisi tr-TR Türkiye Medya Akademisi Dergisi 2791-6014 KOLOMBİYA SİNEMASI VE KARŞITLIKLARIN GÖLGESİNDE BİR SEYİR DENEYİMİ: ŞİDDET, HAFIZA VE ULUS https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader/article/view/43 <p><em>Kolombiya sineması çatışmalar, anlaşmazlıklar ve şiddet birleşimiyle karşı karşıya kalan izleyicilerine sinemanın ilk yıllarında çok fazla içerik sunamamıştır. Devlet otoritesinin bir türlü sağlanamaması, kaynakların sinema için elverişli olmayışı, kanunların sinema üretimi için bir yasa oluşturmaması da Kolombiya sineması için ağır bir ilerlemeye sebep olmuştur. Kolombiya’da film prodüksiyonlarının geliştirilmesine duyulabilecek ilgi bir dizi iç savaşla ve özellikle de yirminci yüzyılın başlarında Bin Gün Savaşı ile azaltılmıştır. Latin Amerika’nın diğer bölgelerinde olduğu gibi film malzemelerinin eksikliği de o yılları incelemeyi zorlaştırmaktadır. Kolombiya tarihinde La Violencia olarak adlandırılan iç savaş boyunca muhafazakar polisler, siviller ve yönetimle resmi bir bağı olmayan ancak sempati duyan liberal gerillaların vahşeti sergilenmiştir. Daha sonra FARC ve ELN grupları arasındaki çatışmalar ülkeyi sürekli bir kaos içinde tutmuş ve sinema bu kaosun gölgesinde hayatta kalmaya devam etmiştir. 2003 yılına gelindiğinde kabul edilen bir yasa ile film çalışmalarında bir artış başlamış ve Kolombiya sineması toparlanma sürecine girmiştir. Bu yasa daha sonra 2013 yılında büyük revizyonlarla yenilenmiş ve sinema düzenlemeleri genişlemiştir. Kolombiya sineması bu süreçlerden sonra başarılı film çalışmaları ortaya koymuş ve uluslararası ödüllerle bu başarıyı sergilemiştir. Bu çalışmada Kolombiya sineması tarihsel sosyolojik bir perspektiften değerlendirilmektedir. Kolombiya sinemasının tarihsel süreci ve bu iç huzursuzluğun sinemaya nasıl yansıdığı ele alınacaktır. Kolombiya’da sinemanın, siyasi tarihinden bağımsız bir biçimde okunması oldukça zor olduğundan siyasi tarihini de ele almak çalışma açısından gereklidir.</em></p> Ramazan Gündoğan Telif Hakkı (c) 2022 Türkiye Medya Akademisi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0 2022-05-17 2022-05-17 2 3 9 39 10.5281/zenodo.6556507 A THEORETICAL STUDY ON THE MEANING OF TRUST IN PUBLIC RELATIONS https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader/article/view/41 <p><em>Güven, iki canlı arasındaki ilişkinin en önemli unsurlarından biridir. Güvenin yokluğunda, her türlü iş, ilişki ve iletişim hedeflerine tam olarak ulaşamaz. Bireyin kurumlarla olan iletişiminde ve kurumların hem kendi iç hedef gruplarıyla iletişiminde hem de halkla iletişiminde güven çok önemlidir. Halkı yakından anlamak, halkla iletişim kurmak, halk hakkında elde edilen verileri analiz ederek kurum ve halk arasında planlı faaliyetler yürütmek olan halkla ilişkiler açısından güven çok önemli bir konuma sahiptir. Halkla ilişkiler faaliyetlerinin oluşturacağı olumlu imaj ve itibarın temeli güvendir. Bu çalışmada halkla ilişkilerde güven kavramının yeri ve ilişkisi tartışılmış, halkla ilişkilerde güven kavramının ne anlama geldiği araştırılmış ve literatürde sunulan değerlendirmelere göre halkla ilişkilerin güvene dayalı bir faaliyet alanı olduğu ortaya konmuştur.</em></p> Salih Gürbüz Telif Hakkı (c) 2022 Türkiye Medya Akademisi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0 2022-05-17 2022-05-17 2 3 40 54 10.5281/zenodo.6556505 YOUTUBE’DAKİ SPOR PROGRAMLARINDA ETKİLEŞİMLİ YAYINCILIĞA YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA ANALİZ: VOLE VE TARDİNİ BÜFE ÜZERİNE BİR İNCELEME https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader/article/view/49 <p><em>Tematik yayıncılığın televizyonda önem kazanmaya başlamasının ardından spor programlarının sayısı da giderek artmıştır. Bunun sonucunda geleneksel televizyondaki çoğu kanalda spor programları yer almaya başlamıştır. İzleyici pasif bir durumda bu yayınları takip edebilmekteydi. İnternetin hayatımıza girmesi ile beraber yeni kitle iletişim araçları da ortaya çıkmıştır. Teknolojik alt yapıların büyümesi ile sosyal medya platformları da kurulmuştur. Bu sosyal medya platformlarındaki kullanıcılarının sayısının artması sonucu insanlar birbirleri ile daha kolay bir şekilde iletişim kurmaya başlamıştır. Tüm bu teknolojik gelişmelerin sonucu olarak da ilgi odaklı yayıncılık anlayışı da dijital medyada ortaya çıkmıştır. YouTube’un kullanımının artması ile dijital medyada spor kanalları ve spor programları oluşmaya başlamıştır. Etkileşimli yayıncılığın günümüzde artması ile de Twitter ve Instagram gibi sosyal medya platformlarını ortaya çıkarmıştır. Tüm bu gelişmeler ile ortaya çıkan spor programlarında izleyiciler de artık pasif olmaktan çıkmışlardır. Dijital medyada yayınlanan spor programlarında izleyiciler etkileşimli yayıncılık ile programa dâhil olabilmektedirler. Bu araştırmada dijital medyada yayınlanan spor programları olan Vole ve Tardini Büfe programlarında izleyiciler ile nasıl bir etkileşimli ortam yaratıldığı incelenmiştir. Çalışmada Örnek Olay Analizi Yöntemi kullanılmıştır. Bu analiz yöntemi ile ortaya konan Vole ve Tardini Büfe programlarında derinlemesine durum analizi yapılmıştır. Bu çalışmada bahsedilen iki programda kullanılan etkileşimli yayıncılık biçimlerinin hangi yollar ile sağlandığı ortaya koyulması amaçlanmıştır. Çalışmanın sonucunda, YouTube’daki spor programlarına izleyici dolaylı yoldan program içerisinde dâhil olduğu ortaya konmuştur. Dijital medyada yayınlanan programlarının temelini etkileşimli yayıncılık anlayışı oluşturmaktadır. </em></p> Veysel Koç Nagihan Turhan Telif Hakkı (c) 2022 Türkiye Medya Akademisi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0 2022-05-17 2022-05-17 2 3 55 82 10.5281/zenodo.6557225 MAĞARA DUVARLARINDAN SANAL DUVARLARA; İLETİŞİMİN DÖNÜŞÜMÜ https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader/article/view/39 <p>Antik çağlardan günümüze kadar insanlık, yaşama tarzını ve hislerini kimi zaman resimlere kimi zamanda yazıya döktü. Sanatın ayrılmaz bir parçası olan resim, toplumların çeşitli özelliklerine, kültürlerine, geleneklerine ve yaşama biçimlerine ayna tutarak günümüze yansıtmaktadır. İnsanlar, binlerce yıl boyunca birbirine ve diğer toplumlara mesaj iletmek için resimler ve göstergeler gibi birçok yönteme ihtiyaç duymuştur. İlk yazı Sümerler tarafından M.Ö 3500’lü yıllarda kil tabletlere yazılmıştır.</p> <p>Çağdaş atasözleri olarak değerlendirilen duvar yazıları, 1970’li yıllardan itibaren sokakların anlatım biçimi olmuştur. Duvar yazıları genellikle kısa metinlerden oluşmaktadır. Duvar yazısı yazarı, yazdıkları yazılarla hem kendileriyle hem de duyurdukları şahıslarla iletişim kurarlar. Grafiti çoğunlukla kamusal alanlardaki yüzeylere çizilmiş, karalanmış veya sprey boyalarla püskürtülmüş yazı, şekil ve çizimlerdir.</p> <p>Sabit duvarlar, dijital duvarlara dönüşerek duvar yazıcısının anlatmak istediğini ulus ötesi bir boyuta taşıdı. Üreten tüketici modeliyle dijital duvar yazıcıları, bir yandan sosyal medyayı beslerken bir yandan da sosyal medyadan beslendiler. Sosyal medyayla birlikte görünür olmaya çalışan bireyler aynı zamanda gündem belirlemede etkin hale gelmişlerdir.</p> <p>Günümüzde birçok insan derdini, sevincini, kederini, fikrini, ifade etmek istediklerini veya duygularını topluma aktarabilmek için sosyal mecralara başvuruyor. Duvar yazıları, sosyal medya paylaşımlarına dönüşürken aynı düşünce ve duygularla dönüşemedi. Mağara duvarlarından, sanal duvarlara iletişimin dönüşümü bu çalışmanın araştırma konusunu oluşturmaktadır.</p> Serdar Tamgaç Telif Hakkı (c) 2022 Türkiye Medya Akademisi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0 2022-05-17 2022-05-17 2 3 83 105 10.5281/zenodo.6558086 POTEMKİN ZIRHLISI (1925) FİLMİNDEKİ DUYGULANIMSAL PROPAGANDA İMGELERİNİ PEIRCE SEMİYOTİĞİYLE İZLEMEK https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader/article/view/40 <p><em>Sinema, sanat ve eğlence boyutuyla birlikte propaganda aracı olarak da kullanılmaktadır. &nbsp;Filmler, propaganda içerebildiği gibi belirli bir politika da içerir. Bu çalışmanın amacı, Sergey Eisenstein’ın Potemkin Zırhlısı filminde yer alan duygulanımsal propaganda imgelerini, Charles Sanders Peirce’ün semiyotiği ekseninde göstergebilimsel analize tabi tutmaktır. Gilles Deleuze’e göre Peirce, imgelerin sistematik tasnifinde en ileri gitmiş filozoftur. Peirce, göstergeyi temsil eden, nesne ve yorumlayan arasındaki bir ilişki olarak tanımlar. Deleuze ise göstergenin, bir imge tipini temsil eden özel bir imge olduğunu ifade etmektedir. Deleuze’ün önerdiği imgeler ve göstergeler sınıflandırmasında Peirce’ün kavramları kullanılmakla birlikte, Sinema 1 ve Sinema 2 kitaplarının göstergebilimsel çerçevesi Peirce’den ziyade Bergsoncudur. Deleuze, hiçbir filmin tek bir imge türüne bağlı kalmayacağını belirtir. Ona göre temelde üç hareket-imge türü vardır: Algılanım-imge, eylem-imge ve duygulanım-imge. Filmler, bu üç tür imge ile düzenlenir. Bu imgelere bağlı göstergeler, “Kompozisyon göstergeleri” ve “Genetik göstergeler” olmak üzere iki ana başlık altında sıralanabilmektedir. Duygulanım-imge’nin kompozisyon göstergeleri “Hat ikonu” (Nitelik) ve “Özellik ikonu” (Güç) iken, genetik göstergeleri “Nitel-gösterge” (Qualisign ya da Potisign), “Süreksizlik” ve “Anlamsızlık” (Espace quelconque-Her hangi mekân) şeklindedir. Çalışmada “duygulanımsal propaganda imgeleri” olarak ifade edilen imge türü, Eisenstein tarafından devrim bilincini yerleştirmek için propaganda amaçlı kullanılan duygulanım-imgelerdir. Deleuze’e göre “plan, hareket-imge’dir”.</em> <em>Duygulanım-imge yakın plandır, yakın-plan ise yüzdür. Yüzün yakın planı yoktur, yüz kendiliğinden yakın plandır. Yüz, sadece insan yüzü değil, farklı bir nesnenin “yüzü” de olabilmektedir. Çalışma kapsamında, Potemkin Zırhlısı filmindeki duygulanım-imgeler ve bunlara bağlı göstergeler arası ilişkiler araştırılmaktadır.</em></p> Ahmet Fatih Yılmaz Telif Hakkı (c) 2022 Türkiye Medya Akademisi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0 2022-05-17 2022-05-17 2 3 106 130 10.5281/zenodo.6558109 HEGEMONİK ERKEKLİĞİN ERKEK DERGİLERİNDE YENİDEN İNŞASI https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader/article/view/53 <p><em>Bu çalışmada, Connell’ın hegemonik erkeklik hakkındaki çalışmalarından hareketle, erkek dergileri içerisinde Türk oyuncular üzerinden hegemonik erkekliğin nasıl inşa edildiğini, şekillendirildiğini, anlamlandırıldığı ve toplum içerisinde sunulduğunu ele alınmaktadır. Cinsiyetler arasındaki iktidar ilişkilerinin sadece kadın üzerinden anlaşılamamaktadır. Bu yüzden toplum içerisinde özne konumundaki erkeğe de bakmak gerekmektedir. Yıllardır süre gelen kadın çalışmalarına göre oldukça yeni olan erkeklik çalışmaları, toplum içerisinde erkekliğin belli davranışlar, gelenekler ve normlar üzerinden öğretildiği iddiası ile çalışmalarını sürdürmektedir. </em><em>Değişen dünya düzeni içerisinde karşımıza çeşitli erkeklik biçimleri çıkmaktadır. Tek bir erkeklik biçiminden söz edilemeyeceği bu düzen içerisinde, erkeklik biçimleri arasındaki ilişkiyi anlamak için de çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. İktidar ve güç ilişkileri sadece kadın ve erkek arasında değil, farklı erkeklik biçimleri arasında da dikkat çekmektedir. Tek bir erkeklik biçiminin savunucusu olan hegemonik erkeklik biçimi, kendisinden farklı olan diğer tüm erkeklik biçimlerini görmezden gelmektedir. Bu bağlamda, çalışma içerisinde erkek dergilerinde hegemonik erkekliğin nasıl inşa edildiği Türk oyuncu Akın Akınözü, Kerem Bursin ve Çağatay Ulusoy’un dergi fotoğrafları üzerinden göstergebilim yöntemiyle incelenmiştir. </em></p> Gözde Özhan Nilay Başok Telif Hakkı (c) 2022 Türkiye Medya Akademisi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0 2022-05-17 2022-05-17 2 3 131 157 10.5281/zenodo.6558154 ELON MUSK’IN TWEETLERİNİN KRİPTO VARLIKLARA OLAN İLGİNİN ARTMASINA ETKİSİ https://www.turkiyemedyaakademisi.com/index.php/tumader/article/view/48 <p><em>Yapılan bu çalışmada ünlü bir iş insanı olan Elon Musk’ın Twitter üzerinden kripto paralarla ilgili olarak paylaştığı mesajlar ve bu mesajların bahsi geçen kripto paraların değerine ve daha genel olarak kripto para piyasasına etkisi eşik bekçiliği kuramı bağlamında ele alınmış, netice ise finansal sürü davranışı kavramı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Evrenin genişliği göz önünde bulundurularak örneklem yoluna gidilmiş ve yalnızca 20 Aralık 2020 ile 15 Nisan 2021 tarihleri arasındaki Twitter mesajları ele alınmıştır. Çalışma neticesinde Elon Musk’ın Twitter paylaşımları ile mesajlarına konu olan kripto para değer kazanması arasında kronolojik olarak pozitif bir korelasyon görülmüştür. Aynı korelasyon Musk’ın örneklem içindeki paylaşımlara başladığı tarih ile toplam küresel kripto varlık değeri arasında da görülmüştür.</em></p> Muhammed Oğuzhan Şahin Telif Hakkı (c) 2022 Türkiye Medya Akademisi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0 2022-05-17 2022-05-17 2 3 158 186 10.5281/zenodo.6558166